Döviz Dönüşüm Desteğinde Yeni Dönem: 1 Ekim 2026 İtibarıyla Yeni Uygulama Başlıyor

Döviz Dönüşüm Desteğinde Yeni Dönem: 1 Ekim 2026 İtibarıyla Yeni Uygulama Başlıyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerini Türk lirasına dönüştürmelerini teşvik etmek amacıyla uyguladığı Döviz Dönüşüm Desteği sisteminde 1 Ekim 2026 itibarıyla önemli değişiklikler yürürlüğe giriyor.

Yeni düzenlemeyle birlikte daha önce uygulanan “döviz almama taahhüdü” kaldırılırken, bunun yerine firmaların döviz pozisyonlarını esas alan yeni bir kriter getiriliyor. Böylece destekten yararlanma şartları, firmaların finansal yapısı ve katma değer üretimiyle daha doğrudan ilişkilendiriliyor.

Döviz pozisyon oranında yüzde 10 sınırı

1 Ekim 2026 tarihinden itibaren döviz dönüşüm desteğinden yararlanmak isteyen firmaların döviz pozisyon oranının yüzde 10'u aşmaması gerekiyor.

Döviz pozisyon oranı; firmanın likit döviz varlıklarının, net satış hasılatı veya toplam aktiflerden yüksek olan tutara oranlanması suretiyle hesaplanıyor.

Hesaplamada kasa, alınan çekler, banka mevduatları, verilen çekler ve ödeme emirleri, diğer hazır değerler, menkul kıymetler ile ortaklar, iştirakler ve bağlı ortaklıklardan olan bazı döviz alacakları gibi likit döviz varlıkları dikkate alınıyor.

Dolayısıyla firmaların yalnızca ihracat veya döviz satış tutarlarını değil, bilanço yapılarındaki döviz pozisyonlarını da yakından takip etmeleri önem kazanıyor.

Döviz Pozisyonu Bildirim Formu zorunluluğu

Yeni uygulamanın önemli unsurlarından biri de “Döviz Pozisyonu Bildirim Formu” olacak.

Firma, döviz pozisyon oranının yüzde 10 sınırını aşmadığını SMMM veya YMM tarafından hazırlanıp onaylanan ve firma tarafından da onaylanan Döviz Pozisyonu Bildirim Formu ile aracı bankaya tevsik edecek.

Form, düzenleme tarihinden itibaren 15 gün süreyle geçerli olacak ve bu süre içerisinde aynı form kapsamında birden fazla işlem gerçekleştirilebilecek. Formun ekinde, formu düzenleyen SMMM veya YMM'nin meslek odasının çalışanlar listesine kayıtlı olduğunu gösteren faaliyet belgesinin bulunması da gerekiyor.

Bu düzenleme, mali müşavirler açısından da önemli bir sorumluluk alanı oluşturuyor. Formda yer alan bilgilerin muhasebe kayıtları ve firmanın gerçek finansal durumu ile uyumlu olması büyük önem taşıyor.

Döviz satış limiti artık katma değerle bağlantılı

Yeni sistemde yalnızca döviz pozisyon oranı değil, firmanın destek kapsamında satabileceği döviz miktarı da sınırlandırılıyor.

Firmanın yıllık döviz satış limiti; faaliyet kârı ile 12 aylık iş gücü maliyetinin toplamı üzerinden hesaplanan katma değer dikkate alınarak belirlenecek.

Faaliyet kârına ilişkin veriler Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarından, iş gücü maliyetine ilişkin veriler ise Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında yer alan ücret ve prim ödemelerinden elde edilecek. Faaliyet kârının negatif olması halinde hesaplamada kâr tutarı sıfır kabul edilecek.

Ayrıca bir firmanın bir yıl içerisinde yararlanabileceği toplam döviz dönüşüm desteği 100 milyon TL ile sınırlandırılıyor. 2026 yılının son çeyreğindeki ilk limit kullanım döneminde ise yıllık limitin dörtte biri esas alınacak; bu nedenle dönemsel azami destek tutarı 25 milyon TL olacak.

SMMM ve YMM'lerin rolü önem kazanıyor

Yeni uygulamayla birlikte SMMM ve YMM'lerin döviz pozisyonunun tespitindeki rolü daha da belirgin hale geliyor.

Döviz Pozisyonu Bildirim Formunun meslek mensubu tarafından hazırlanması ve onaylanması, firmaların destekten yararlanma sürecinde önemli bir kontrol mekanizması oluşturuyor. Bunun yanında aracı bankalar da kendilerine sunulan formdaki bilgilerin belirli unsurlarını kontrol edecek.

Bu yapı sayesinde destek başvurularında yalnızca firmanın beyanına dayalı bir sistem yerine; firma – mali müşavir – banka arasında birbirini tamamlayan bir kontrol mekanizması oluşturulması amaçlanıyor.

Firmaların dikkat etmesi gerekenler

1 Ekim 2026 itibarıyla döviz dönüşüm desteğinden yararlanmayı planlayan firmaların;

Döviz pozisyon oranlarını önceden kontrol etmeleri,
Likit döviz varlıklarını ve bilanço kalemlerini güncel tutmaları,
Net satış hasılatı ve aktif büyüklüklerini dikkate almaları,
SMMM veya YMM ile Döviz Pozisyonu Bildirim Formu sürecini zamanında planlamaları,
Formun 15 günlük geçerlilik süresini dikkate almaları,
Faaliyet kârı ve iş gücü maliyetlerine bağlı oluşacak destek limitlerini takip etmeleri,
İhracat ve döviz kazandırıcı hizmet işlemlerine ilişkin belgelerini eksiksiz şekilde muhafaza etmeleri

önem taşıyor.

Sonuç

1 Ekim 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni sistem, döviz dönüşüm desteğini yalnızca döviz bozdurma işlemi üzerinden değil; firmanın döviz pozisyonu, katma değeri, faaliyet kârlılığı ve istihdam yapısı üzerinden değerlendiren yeni bir çerçeveye taşıyor.

Özellikle ihracatçı firmalar ile döviz kazandırıcı hizmet sunan işletmelerin yeni uygulama kapsamında döviz pozisyon oranı şartını ve kendileri için oluşacak destek limitini önceden değerlendirmeleri önem taşıyor.

Yeni sistemde SMMM ve YMM tarafından hazırlanacak Döviz Pozisyonu Bildirim Formu, destekten yararlanma sürecinin temel belgelerinden biri haline geliyor. Bu nedenle firmaların 1 Ekim 2026 tarihinden itibaren gerçekleştirecekleri döviz dönüşüm işlemleri öncesinde mali müşavirleriyle koordineli hareket etmeleri, süreçte belge ve bilgi eksikliği yaşanmaması açısından önem arz ediyor


Saygılarımla;
EYÜP DEMİRTAŞ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Veysel Karani Mah. Çolakoğlu Sok. No:10
Rings Rezidans 60 Sancaktepe / İstanbul